«
  1. Anasayfa
  2. Sağlık
  3. Gece uyutmayan kaşıntıların nedeni uyuz olabilir

Gece uyutmayan kaşıntıların nedeni uyuz olabilir

gece-uyutmayan-kasintilarin-nedeni-uyuz-olabilir.jpg

Son dönemde uyuz vakalarında artış olduğunu söyleyen VM Medical Park Ankara Hastanesi Dermotoloji Uzmanı Doç. Dr. Funda Kemeriz, “Uyuz hastalarında geceleri ve sıcakla artan yoğun kaşıntı görülmektedir. Özellikle el parmak araları, el bileği iç bölgeler, koltuk altları, kalça ve karın bölgesinde kaşıntılı yaralar gözlenmektedir” dedi.

 

Halk arasında uyuz hastalığı olarak bilinen skabiyez hastalığıyla ilgili son zamanlarda vaka artışının giderek yükseldiğinin altını çizen VM Medical Park Ankara Hastanesi Dermotoloji Uzmanı Doç. Dr. Funda Kemeriz, uyarılarda bulundu.

 

Uyuz hastalığının Sarcoptes scabiei var. hominis adlı akarın sebep olduğu vücutta yaygın tutulum yapan bir parazitik enfestasyon olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Funda Kemeriz, hastalığın deride gece şiddetlenen kaşıntıya ve döküntüye neden olduğunu söyledi. 

 

HAVLU VE ÇARŞAF GİBİ ORTAK KULLANILAN EŞYALARDAN YAYILABİLİR

Hastalık etkeni parazitin bir kişiden diğerine geçmesi için ortalama 15-20 dakika süren yakın temas gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Funda Kemeriz, “Havlu, yatak çarşafları gibi ortak paylaşılan eşyalar üzerinden yayılabilir. Aile bireyleri arasında kolayca yayılabildiği gibi cinsel ilişki sırasında da bulaşabilir. Parazitin normal bir el sıkışması ya da sarılmayla bulaşma olasılığı yoktur. Uyuz akarı çok yavaş sürünen bir varlıktır, zıplayamaz, uçamaz. Kediler, köpekler de uyuz hastalığına yakalanabilir. Ancak hayvanlarda görülen uyuz akarı türü insanlarda görülen uyuz akarı türüyle aynı değildir. Kedi ve köpek uyuz akarı insanlara geçse bile, insan derisinde üreyemez ve çoğalamaz, hastalık oluşturamaz. Herkes uyuz hastalığına yakalanabilir; ancak cinsel olarak aktif, birden çok partneri olan yetişkinler, hapishane mahkûmları, kurumsal bakıma muhtaç insanlar, kalabalık koşullarda yaşayan insanlar ile çocukların ya da yaşlıların bakım tesislerindeki insanlar uyuz hastalığına yakalanma riski en yüksek gruplar arasındadır” ifadelerini kullandı.

 

YOĞUN KAŞINAN YARALAR GÖRÜLÜR

Uyuz hastalığının ortaya çıkma periyodunun ilk parazit bulaşında (enfestasyon) 3-6 hafta olmakla beraber tekrarlayan bulaşlarda 1-3 gün kadar kısa olabildiğini ifade eden Doç. Dr. Funda Kemeriz, “Hastalarda geceleri ve sıcakla artan yoğun kaşıntılı yaralar görülmektedir. El parmak araları, el bileği iç bölgeler, koltuk altları, kalça ve karın bölgesinde bu yaralar görülmektedir. Kadınlarda özellikle tipik olarak meme ve genital bölge, erkeklerde ise genital bölge tutulumu yaygındır. Kaşıntı yaşlı ve çocuklarda çok şiddetli olur. Bu gruplarda hastalık farklı klinik görünümlerle gelebilir” şeklinde konuştu.

 

FARKLI TANI YÖNTEMLERİNE BAŞVURULABİLİR

Uyuz hastalığının tanısının klinik bulgu ve tedaviye yanıt değerlendirilerek çoğunlukla hekim tarafından konulduğunu belirten Doç. Dr. Funda Kemeriz, gerekirse dermatoskopiden, mikroskobik incelemelerden, biyopsi, PCR ve serolojik testlerden de yararlanılabileceğini söyledi.

 

UYUZ HASTALIĞI KENDİLİĞİNDEN İYİLEŞMEZ

Hem kişisel tedavi amaçlı hem de toplumsal bulaşın önüne geçmek için uyuz hastalığının kontrol altına alınmasının ve tedavi edilmesinin şart olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Funda Kemeriz, şunları söyledi:

“Kendiliğinden iyileşemeyen bir hastalık olduğundan tedavi için permetrin içeren losyonlar, sülfürik merhemler, Peru balsamı içeren karışımlar, lindan içeren losyonlar, krotamiton içeren kremler ve benzil benzonat losyonları kullanılmaktadır. Boyundan aşağı tüm vücuda uygulanan krem ya da losyonlar vücutta 8-12 saat kadar bekletilir, kullanılan ilaca bağlı olarak tedavi 3 güne kadar sürebilir. Topikal tedavilere dirençli olgularda ya da bu tedavileri tolere edemeyen hastalarda oral ivermektin gibi sistemik tedavi kullanımı gerekebilir.”

 

HASTA TEDAVİ ÖNCESİ BANYO YAPMALI

Hasta bireyin tedavi öncesi yapması gerekenlere de değinen Doç. Dr. Funda Kemeriz, “Hasta tedavi öncesi ılık banyo yapmalı, iyice kurulanmalı, uygulama tercihen gece yapılmalıdır. Göbek, genital bölge, vücut açıklıklarının kenarına kadar tırnak altları dâhil parmak uçlarına ve kıvrım bölgelerine kadar uygulanmalıdır. Yaşlılar, bağışıklığı düşük olanlar ve 2 yaşın altındaki çocuklarda ilaçlar saçlı deri, boyun, yüz ve kulaklara da kullanılmalı, ancak ilaçlar mukozalara temas ettirilmemelidir” ifadelerini kullandı.

 

PARAZİTLER ÖLSE BİLE KAŞINTI DEVAM EDEBİLİR

Tedavi sonucu parazit öldürülerek etkisiz hale getirilse bile kaşıntının 4-6 hafta kadar sürebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Kemeriz, şu bilgileri paylaştı:

“Bunun nedeni parazitin ölümü sonucu ortaya çıkan antijenik yapılarına karşı vücudun geliştirdiği alerjik reaksiyondur. Bu nedenle sonrasında duruma göre tedaviye sistemik antihistaminik ilaçlar ve topikal steroid içeren kremler eklenebileceğini belirten Doç. Dr. Funda Kemeriz, “Uygulanan antiparazitik topikal tedaviler de tahrişe yol açarak kaşıntı ve kuruluğu arttırabileceği için ek olarak çay ağacı yağı ile aloe vera kremleri de kaşıntıyı hafifletmek için kullanılabilir.”

 

KIYAFETLER MUTLAKA YIKANMALI

Uyuz akarlarının kıyafetlerin, yatak takımlarının, mobilyaların veya havluların yüzeyinde 2-3 gün yaşayabileceğinin altını çizen Doç. Dr. Kemeriz, “Kullanılan yatak takımları ve kıyafetleri, kişinin yıkanabilir özel tüm eşyaları 60 derece sıcak suda yıkamak ve sıcak bir kurutucuda kurutmak gereklidir. Yıkanamayan eşyalar 3-7 gün boyunca ağzı sıkı kapatılmış plastik bir torbada tutulmalıdır. Uyuz hastalığının yayılmasını engellemek için ve semptomların ortaya çıkmasının 4-6 hafta arasında sürmesi nedeniyle uyuz teşhisi konulan hasta ile birlikte kişiyle yakın fiziksel teması olan herkes de tedavi edilmelidir” diyerek sözlerini sonlanırdı.

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Bir Cevap Yaz

Hbr TV Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *